ADALET BENİM İŞİM DENİLİYORDU
Hayatın gerçeklerinden kaçmak insanın kendisini inkar etmesi demektir.

Adem Yılmaz
efesinsesi@gmail.com -ADALET BENİM İŞİM DENİLİYORDU
Hayatın gerçeklerinden kaçmak insanın kendisini inkar etmesi demektir.
Hayal gibi iz bırakarak kedi yavrusu gibi patilerini size vurmaya başlar. Evrile evrile, devrile devrile yaşam mücadelesi vermek yaşamanın, ayakta durabilmenin gerçekleridir.
Asıl mücadele ne yapmalıyım? Neye hizmet etmeliyim? Niçin ve neden kavramlarını sorarken kendini, kendimizi sorgulamak, nefis muhasebesi yapmak için, niçin varım, görevim ne? Neyi yapabilirim? Asli görevlerimi yapmaktan neden imtina ediyorum?Sorusunu insan kendine sormalı. Kendi sorumluluğunu bırakıp başkalarının alanına dalış yapanlar suyu bulandırabilmek için yapmış olduğu görevin ne bilincinde ne de farkında.İşi ehline verin dendiği zaman ehil olmayan ne kadar zevat varsa ortalıkta dolaşıp ehil olan insanları uzaklaştırarak, birilerine şirin görünmek için ram olmanın ne anlamı var. Maalesef sistem bunun üzerine işliyor. İz sürmekle izci olunmaz görüşü bizim için önemlidir.
Siyaset yaparsın size sorarlar, hedefin ne? Halka hizmet dersin, başka ne? Hakka hizmet. Bunlar doğru cümleler gerçeklere yönelirsin ticareti de siyaseti de şahsiyeti de sorgulamaya başlarsın gerçeklerle yüz yüze gelince karşındaki siyasetçiyi de, ticaretçiyi de sorumluluk bende diyen ekabir kesimi de tanıyamazsın. Bunun nedeni akılları sıra hedefe varabilmek için her yolun mübah olduğunu ortaya koymak olur. Unutulan asıl gerçek hedefe vardık derken hedef haline gelmeyi unutmak. Kullanılan argümanlar yanlış olunca gidiş de yanlış oluyor. Ne mi yapmalı? Güven duygusunu, samimiyeti, dürüstlüğü asla ihmal etmemeli. Yalanı meslek haline getiren ister bürokrat olsun, ister milletvekili olsun, veyahut iş adamı olsun asla ciddiye almamalı. Bizim samimi, dürüst, özü ve sözü bir olan insanlara, topluma ihtiyacımız var. Yeniden bir nesil yetiştirmek için gül bahçesindeki güllerin haşara tarafından bertaraf edilmesine müsaade etmemeliyiz.
Düşünebiliyor musunuz, bir mazlumun göz yaşından dolayı öyle yöneticiler geldi ki mazlumun sesi çaresizin çaresi oldular. Asırlar boyu buna Hz. ömer dedik, Ömeri örnek gösterdik. Ne hikmetse Ömer olamadık. Hz. Ömeri argüman olarak kullandık. Ömer olmak için Ömer gibi yaşamak gerekiyordu. Adil Ömer deniyordu, birileri kendine göre adalet oluşturuyordu, adaletini konuşturuyordu. Sonuç ise Ömerin elinden adaleti alıp adalet benim işim deniliyordu. Bu adalet yenilir yutulur bir şey mi ki tüm insanlık buna muhtaç. Sözün özü adil değilsen yok hükmündesin.
NOT: Bu mübarek Kurban Bayramı münasebetiyle kesilen kurbanların Rabbim tarafından kabul, duaların makbul olmasını temenni eder, tüm islam aleminin Kurban Bayramının mübarek, insanlığın selamet bulması için duacıyım.